Sevgili okuyucularım bugünkü köşe yazımda Çine barajı ile ilgili olarak Radikal gazetesi Aydın Muhabiri YALÇIN ATA nın 5/2/2004 tarihli haberine tepki koyan Aydın DSİ çalışanları tarafından gönderilen Yeni Ufuk Gazetesinin ve benim bu konuya aracı olmamı isteyen sevgili okuyucularımın yazısını yorumsuz sizlere sunuyorum....! ''Ciddi gazete olarak bilinen Radikal Gazetesinin "sipariş haber" yayınlaması
bizleri şaşırttı...
Asparagas habercilikleri ile meshur gazetelerde olsa idi bu olay hic üzmezdi
açıkçası...
Bu haber için müteahhitten "muhabirin" yada "gazete yöneticisinin" ne kadar
aldığı yada hatır-gönül işi olarak mı yapıldığı gerçekten merak konusu!!!
Ancak bir gerçek var ki, o da haberde bilinçli olarak çarpıtmaların bol
miktarda var olması... Müteahhit tarafından sipariş olarak yazdırıldığı
satıraralarında çok açık bir şekilde belli olan yazıyla ilgili olarak
halkımızı bilgilendirmek gerektiğini düşündük... Başından başlayarak inceleyelim...
* Baraj İnşaatı 38 yaşında imiş!!! Bunu nereden çıkardılar bilmek mümkün
değil... Bizim Aydın DSİ'de bu konuda bilgisi olan yok.... 1966'da başlayan
her halde Etüd Plan Çalışmaları olsa gerek ki, bu bütün baraj inşaatları
için yıllar süren bir periyodtur. Hiçbir baraj için Etüd Plan dönemi baraj
inşaatı süresi içerisinde değerlendirilmez.. Baraj inşaatlarına uzun yıllar
süren çok ayrıntılı etüd ve plan aşamasından sonra başlanılır... Bu tüm
dünyada ve Türkiye' de bütün baraj inşaatlarında böyledir... Etüd ve plan
işlemleri bitirilip, kesin projeleri de hazırlanan baraj inşaatı projeleri
de yatırım programına alındıktan sonra ihale edilir... İnşaat süresi ihale
kararının veriliğ ihale sonrası işe başlanılması süresinden itibarendir.
Buda Çine Barajı ve HES İnşaatı işi 1990 yılından bu yana yatırım
programında olduğu manasına gelir... KOSKOCA BİR ÇARPITMA!!!
Eğer yazıdaki kıstas geçerli olsa idi.. Tüm barajların inşaa süreleri 20-30
hatta 40 yıla çıkardı... Etüd, planına 50 yıl önce başlanmış ancak kazma
vurulmamış yüzlerce projenin de inşaa sürecleri devam ediyor anlamına
gelirdi... Daha yazının başlığı maalesef çok büyük bir ÇARPITMA' yı işaret
ediyor....
* Yazının içerisinde bugüne kadar 300 trilyon harcandığı ve
ödeneksizlikten dolayı 38 senedir devam ettiği bilgisi yer almakta.... Bu
sene verilen 14 trilyon ödeneğe göre uzmanlar!!!! ( acaba kimse bu uzmanlar!!!!) 2030 yılından önce bitmesi mümkün değilmiş!!!!!!... Bu
durumda müteahhitin 26*14trilyon=364 trilyon ödenek istediği açık...
Haberde gözden kaçırılanlar çok önemli...
2.700.000.000.000 TL (1995 yılı fiyatları ile) ihale bedeli ile işe
çıkarılan iş, Eylül 2002'de verilen %429'luk keşif artışı ile
14.300.000.000.000 TL'ye çıkarıldı... Bu rakam bugünün rakamlarıyla
yaklaşık 700.000.000.000.000 TL 'dir. Yaklaşık 500 milyon $....
2003 yılına kadar ödenekleri incelendiğinde Çine Barajı ve HES inşaatı
işinin ödenek sıkıntısının diğer projelerle karşılaştırıldığında pek
sıkıntılı olmadığını ve 1. keşif miktarının fazlasıyla aşıldığı
görülecektir...
Peki neden böyle oldu???
Bu haberi hazırlayan gazeteci ve gazetenin bu konuyu araştırması
gerekliydi... Derinlemesine araştırsalar konunun çok defa gazete
manşetlerinde yolsuzluk haberi olarak yer aldığını, Başbakanlık, Bakanlık ve
Cumhurbaşkanlığı müfettişlerinin konu ile ilgili kapsamlı soruşturmalar
yürüttüklerini, soruşturmalar neticesinde geçen sene içerisinde tespit
edilen trilyonlarca haksız-fazla ödemenin müteahhitten kesildiğini
görmeleri zor olmayacaktı...En önemlisi sadece bir konuda 20 trilyon
civarında bir fazla ödemenin kesilmesi idi ki, konu araştırılacak olursa bir
hafta boyunca gazete manşetlerinden inmeyecek bir haber olduğu
anlaşılacaktır.... Aynı konudan gelecek yıllarda hortumlanması planlanan
rakamın 100 trilyonun üzerinde olduğu düşünülürse, ödeneksizlik sorununun ne
kadar önemli olduğu ortaya çıkar... (BU KONUYU İYİ ARAŞTIRMANIZI TAVSİYE
EDERİZ)
|
Muhabir ve gazete gerçekten habercilik yapsa idi şu soruları sorması veya
araştırması gerekirdi;
-Barajın keşif bedeli bitirilmesine rağmen neden barajın ortada
olmadığı,
-Baraj göl sahası altında kaldığı için reloke edilen yolun birim
kilometre maliyetinin neden otoyol standartlarından bile fazla olduğu,
-Önce kazılıp sonra kapatılarak yapılan tünelin gerekçeleri,
-1966 yılından 1995 yılına kadar kaya dolgu baraj tipinde yapılması
planlanan, ancak 1998 yılında müteahhit Özkar tarafından "daha ucuz
olacak" diye önerilen RCC tipine çevrilen barajın neden daha sonra %429
keşif artışına neden olduğu,
-Keşif artışının ve pahalıya yapılan yol gibi ödeneklerin başka yerlerde
harcanması gibi sebeplerin işin bitim süresini geciktirip geciktirmediği,
-Keşif artışının en önemli sebebi olan tip değişikliği sonrası yapılan
dünya fiyatlarının kat kat pahalısı olan RCC yeni birim fiyatının keşif
artışına sebep olup , ödenek yetersizliğine yol açıp açmadığı,
-Kazı, delgi klaslarında dönen dolapların, aynı iş için başka işlerde
ödenenin aksine başka bir birim fiyat adı altında 20 kat daha fazlası
bedel ödenmesinin işi geciktirip geciktirmediği,
-Ödeneklerin; Ankara'dan gelen, RCC tipine çevrilen barajın revizyonunu
yapan , birim fiyatlarını belirleyen heyetlerin Bodrum'da ağırlama
masraflarına harcanıp harcanmadığı,
-Baraj için geçtiğimiz yıllarda ayrılan ödeneklerin, yaptığı inanılmaz
yüksek RCC birim fiyatı ve diğer yeni fiyatlarla senelerdir Aydın Bölge
Müdürlüğü çalışanlarının zan altında kalmasına sebep olan , geçen sene
Kars'a sürüldüğü söylenen ancak hiç gitmeyip Ankara'da krallar gibi yaşadığı
ve trilyonlarca liralık serveti, sahibi olduğu süper lüks villası ile
Ankara'nın en zengin bürokratları arasında olduğu rivayet edilen ................
ismindeki şube müdürünün ve eski barajlar daire başkanı ................'nın
cebine akıtılıp akıtılmadığı,( Bu İsimler Bizde mahfuzdur) *** Düşünün bir kere!!! Barajın hacmini iki katına çıkarsanız %100 artar
keşif.... Burada nasıl artmış... Araştırın hele gazeteci olarak.... Sorun
sorularınızı , ayrıntılarıyla anlatalım... Bir gazetecinin önce bunları
araştırması sonra haber yapması gerekirdi... Eğer niyeti gazetecilik yapmak
olsa idi...
Yoksa günümüzün parası ile yaklaşık 150 trilyona ihale edilen ve 2002
yılında gider ayak onlarca işe inanılmaz keşif artışları veren sabık Bakan
Zeki Çakan'ın verdiği keşif artışına göre 700 trilyona biteceği iddia edilen
(olması gereken rakam çok çok daha azdır) bir inşaat için müteahhit adına
ödenek dilenmek gazetecelik olmasa gerek...
Geçen seneki sellerdeki oluştuğu öne sürülen 125 trilyon konusuna hiç
girmeyeceğim... Çünkü farazi bir rakam olduğu açık... Bu sene Antalyadaki
felaketlerden sonra bile böyle bir rakam telaffuz edilmedi ki, Aydın'da 125
trilyon su baskını hasarından bahsedilebilsin... KOSKOCA BİR ÇARPITMA
DAHA!!!!
Bu milletin tüyü bitmedik yetiminin hakkının bu şekilde pazarlanması
gazetecilik olmasa gerek...''
Sevgili okuyucularım bu konuya gelecek yazılarımda devam edeceğim Resmi devlet işlerinde iş ihale ediliyor sonra proje değişiyor toprak kazılarında yumuşak toprak kazısı klas dediğimiz raporlar ile kayaya çevriliyor mütehahhit ve buna aracı olanlar devleti soyuyorlar Aydın Adnan Menderes Üniversitesin de de aynı oyun oynandı şimdi biz davalı olduk Ancak Yukarıda bize yazan
YURTSEVER MÜHENDİSLERİN BİLGİLERİ ni biz mahkemelerde kendimizi savunmamızda en büyük belgedir .
Yukarıda virgülüne dokunmadan yazdığımız soruları bizde DSİ ye soruyoruz ...?
Gelecek yazımızda devam edeceğiz.
Ayrıca Aydın Yavuz köy Jeotermal kuyuları Gaziantepli birilerine ihalesiz tahsis edilmiştir. muhtar ve azalar ile belediye başkanları yemlenerek sorun halledilmiştir.şeklinde okuyucularımdan bilgi alıyorum lütfen ilgilenenlere duyurulur konuyla ilgili yazacağım herkesin haberi ola......!
Efelere duyurulur....!
|