Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

AYDIN YENİ UFUK GAZETESİ
<    A Y D I N ' I N   E N   İ Y İ  G A Z E T E S İ   >  
Aydın ilinin internetteki günlük tek haber portalı

 Ana Sayfa
 Haberler
 Eğitim
 Spor
 Yazarlar
 Künye
 E-posta
 Kültür-Sanat
 
 
 
 
 
 



 

 

1890'LI YILLARIN AYDIN'ININ İSTİYORUM

Fikri Aydın

Aydın Genç İşadamları Üyesi

 

e-mail göndermek için tıklayın

Evet sayın hemşehrilerim 1890'lı yıllarda Aydın'da yaşamak isterdim. Şimdi niye diye soracaksınız? Daha önceki yazılarımda 1890'lı yılların Aydın'ını tanıtmıştım. Tekrar hatırlatayım. 1890'lı yıllarda Aydın İli İzmir, Muğla, Denizli illerinin bağlı olduğu eyalet merkezi imiş. 1890'lı yıllarda Aydın ilinde 5 adet (İtalya, Yunanistan, Suriye, İran, İngiltere) konsolosluklar varmış. O yıllarda Aydın ili kendi masraflarını karşıladıktan sonra Osmanlı maliyesine 1.700.000.sterlin (Osmanlı maliyetinin%15) gönderiyormuş. Yani Osmanlı harcamasının 1/6 sını Aydın eyaleti karşılıyormuş. Her şeyden en önemlisi de o yıllarda buharla çalışan çırçır, sabun, zeytin yağı sabuniye vs. 800 adet fabrika varmış. Bugün bu sayılara anca ulaştığımızı sanıyorum.

Bunları neden yazıyorum? Bugün neredeyiz? İnsan geçmişiyle övünmeli ama, geleceği geçmişinden parlak ise yol almış demektir.
D.P.T. (Devlet-Planlama teşkilatı)’nin Türkiye’de yaptığı bir araştırmaya göre son 7 yılda ilimiz Türkiye gelişme düzey sıralamasında 12 sıradan 22 sıraya düşmüştür. En kötüsü de Erzincan (-11)den sonra -10 ile 2inci sırada gerilemiş il durumundayız.
Evet Sayın Valim, evet sayın milletvekillerim, evet sayın Ticaret Odası, Ticaret Borsası, EBSO Aydın Şubesi, Esnaf Odası ve tüm sivil toplum örgütleri başkanlarım. Durum ne yazık ki bu.
Gerileyen ve de en hızlı gerileyen ikinci il durumundayız. Bu değerlendirme neye göre yapılmış?

58 kategoriye göre bir araştırma yapılmış. Nedir bunlar?

Fert başına gayri safi milli hasıla miktarı, fert başına düşen doktor sayısı,
fert başına düşen banka sayısı, fert başına düşen banka mevduatı,
toplam banka mevduatı içindeki pay, il bazında sanayici, sayısı okur-yazar nüfus oranı, tahsil durumu, 10 bin kişiye düşen eczane, doktor, hemşire, ebe sayısı gibi.

Yani son 6 yılda geldiğimiz durum ne yazık ki bu.

Burada ben dahil, herkes sorumludur. Suçludur!

Neden böyledir? Neden yapamıyoruz?

Bizim daha sanayi odamız yok! (Çünkü birleşme sağlanacaktır. Sanayi yatırımları hızlanacaktır.)

Bizim daha Gümrük Müdürlüğümüz yok! (İhracat kaleminin Artımının sağlayacak gelir seviyemiz artacak verimi arttıracaktır.)

Jeotermal kaynaklarımızdan faydalanamıyoruz. Faydalandığımız an, elektrik üretimi ve buhar üretimiyle sanayi üretimine yüzde 15 ucuzluk sağlayacaktır.

Doğal enerjiden faydalandığımız an, sanayide büyük patlama olacaktır.
Seracılık, büyük katma değer sağlayacaktır.

Ama olmuyor, olmuyor. Biraraya gelemiyoruz. Diyalog eksikliğimiz var.
Herkes kendi telinden çalıyor.

Bırakalım artık küçük düşünmeyi birleşelim.

Yumruğu masaya hep beraber vuralım. Çünkü artık ben demeyelim, 'biz' diyelim.

Yine tekrarlıyorum.

Sayın oda başkanlarım. İş, sizlere düşüyor.

Siz toplayın. Ah-vah demekle iş çözülmüyor.

Çözüm üretelim.

www.aydinyeniufuk.8k.com

e-mail: yeniufukgazete@hotmail.com