Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

YENİ UFUK GAZETESİ -Aydın'ın en iyi gazetesi-

 

 

Aydın ve ilçeleriyle ilgili tüm gelişmeler dakika dakika yalnızca bu adreste!...

Ziyaretçi Defteri
o k u   y a z


Sevdiklerinize

e-kart göndermek için tıklayın!...

Interillet

E-YoLLa.CoM

Veezy E-Card

SanalTebrik.com

En Güzel Ekartlar

Superonline E-Card

Ekart Servisi

Melodi ve logo göndermek için tıklayın!...

logo-melodi.com

Cepdahisi.CoM

resimli ve hızlı sms logo melodi oyun

www.dilanlogo.com

Logomelo

Efeler ve zeybeklik hakkında merak ettikleriniz...

Efeler ve zeybekler

Aydın ve ilçeleri hakkında öğrenmek istediğiniz bilgiler için tıklayın

GÜLNARE

İbrahim Bozdağ

e-mail göndermek için tıklayın

Ben bu iş olur sanmıştım...
Olur sanmıştım da umutlarımı, hayâl-lerimi, ümitlerimi hep sana salmıştım.
Soğuk kış gecelerinde, sıcak yaz ak-şamlarında karanlıkta örtülmüş gökyü-züne baktığımda, içinde pırıl pırıl parla-yan yıldızlara aldandığımda...
Bu türlü duygular içinde sınırı, hududu olmayan hayâllere daldığımda...
Bu iş olur sanmıştım.
Meğer bu bir sanıymı, sade bir sanı.
Kendimi öylesine kandırıp durmuşum da farkına bile varamamışım.
Senin güller gamzeden gül yüzünü bir kez temaşe için kaç geceler dualar oku-dum da öyle yattım.
Ama nafileymiş...
Sanki sen beyaz pancurların arkasın-daydın ve beni izliyordun. Ben öyle aşık aşık bakıyor fakat, bir türlü seni orada göremiyordum. Günler haftaları, haftalar ayları takip ediyor ben kendimi hep bu düşüncelerle avutup duruyordum.
Poyraz rüzgârlarının dağıttığı güzel saçlarından hiç değilse bir tutamına do-kunabilmek için ömrümü verirdim.
Sana gönül vermenin ömür vermeye denk olduğundan bi-haber de değildim.
Artık ellerim ve gönlüm acziyet içinde öyle vurdumduymaz, öyle savsak, öyle süklüm-büklüm dolaşıyorum.
Merdivenleri umarsızca çıkıyor, arsız-ca kendimden nefret ediyorum; kabiyet-siz oluşumdan, korkaklığımdan...
Duha vakitlerinin genişliğinde Elem-Neşrah rahatlığını dileyerek dua dua seccadeye damlıyorum.
Sana hayranlığımı semayı ve arzı şa-hit tutuyor, güneşi, ayı ve yıldızları bun-lara ekliyorum. Dağların altından akıp gi-den sular misali bir gün okyanusa kavu-şurcasına sana kavuşacağıma dair i-nancımı hiç kaybetmiyorum. En nihaye-tinde büyük aşığın dediği yerde duru-yorum. “Biz bu dünyaya bir yâr için bir ömür ahh etmeye gel-dik”.
İyi insanlar iyi atlara binip gittiler
Havadaki sıkkınlık, gece görülen karı-şık rüyalar bir şeyler olacağını fısıldıyor-du sanki.
Bu ülkenin güzel insanlarından biri daha aramızdan ayrıldı. Zaten kaç tane vardı ki?
Kader bu ülkenin insanına bir gol daha attı. Karanlıkta yolunu bulmaya çalışan ülkem, yol göstermeye çalışan az sayı-daki yıldızlarından birini daha kaybetti. Bir yıldız daha aniden kayıp gitti.
İlginçtir bizim insanımıza ne zaman birisi emek vermeye başlasa ya zaman-sız ölüyor/öldürülüyor ya da bu ülkeden kaçırtılıyor. Aziz millet her seferinde on-ları sinelerine gömüyor. Rahmetli Men-deres, Özal, Okkan akla geliveren bir kaç isim. En son Yazıcıoğlu...
Yine ilginçtir egemen yazılı ve görsel medya onlara sağken destek vermedi. Öldükten sonra ise işi destan yazmaya benzettiler. Halk ise hep yanlarındaydı. Yaşarken de ölünce de. Halâ öyledir. Bu dualarından bellidir, gözyaşlarından bel-lidir. Aziz millet onların çocuklarına kadar hep vefa ve sevgi serdedmiştir. Şu anda bir kesim yana yakıla kına arıyordur. A-rasınlar. Gün onların günü. Siz bunlara ister arslanlar gibi hizmet ederken mer-keze çekenler deyin, ister Aydın’da hak-kında dedikodu çıkartıp, bu adam bizi aşar diyen düşünce kısırları deyin. İnsi-yatif sizin. Umarım halkla devleti bütün-leştiren bu irfan sahibi insanın ölümü halkla iletişimi resmi bayramlardan ibaret olan diğer bürokratların içinde bir kıvıl-cım yakar.
Sevdiğimiz bir insanı kaybettiğimiz için üzgünüz.
Sevdiğimize gönderdiğimiz için teselli buluyoruz.
Onun ifadesiyle “Artık ne diyebiliriz ki”.